KENT ÇÖPÜ 

“Kent Çöp Haritası” ve “Görsel Kent Çöpü Sözlüğü” oluşturmayı hedefler.
Her beden bünyesine yabancı olanı çöpe çıkarır. Ancak her çöp bünyeye bir şekilde geri döner. Beden varlığını bu sonsuz döngüye borçludur.
Çöp ürettiği mantar ile kenti durağanlıktan devingenliğe evirir. Evrimi sürdürülebilir kılan her unsur gibi devrimcidir, anarşisttir ve marjinaldir.
Var olan her şey başka bir şeyin çöpüdür…

YA-MAMAK

Kent belleği nedir? Ankara’nın belleği dendiğinde aklınıza ne gelir? Ankara sadece Anıtkabir, Kale, Kızılay’daki trafik ışıkları gibi statik imajlarından mi ibarettir? Kent belleğini oluşturan şeyler sadece medyanın servis ettiği popüler imajlar mıdır? GÜM! Ankara’nın kenarlardaki belleğini çıkarmaya, bir tepenin üzerine, Mamak’a…
Peki nasıl olacak?
Her gecekondu inşa edilmeye ve kullanılmaya başladıktan sonra kullanıcısının hareketleri ile belleğini somutlaştıran bir mekana, toplumsal oluşum-ürününe, dönüşmeye başlar. Kişisel belleğin yanı sıra tarihi, ekonomik, siyasi ve kent belleğinin somutlaştığı anı-mekan olarak da görülebilir, tıpkı Mamak örneğinde olduğu gibi. Öznenin, deneyimin, toplumsal anlamın her seferinde eksik kalır. Mekanın içinde geçen yaşantı, gündelik örüntü, ilişkiler değil, harita üzerine işlenen mekanik hareketler “mekanın toplumsal mantığı” olarak algılanır.

Oysaki; köyden kente göç eden 2 çocuklu bir ailenin barınma ihtiyacını karşılamak için yaptıkları ev, 2 çocukları daha olduktan sonra onlara küçük geleceği için büyütülür, öngörülen noktalardan yamanır. Aradan geçen süreç malzemenin, inşa araçlarının/yöntemlerinin, yönetim mekanizmalarının, yerleşim yerlerinin vs. değişmesini sağladığı için yeni eklenen yamalar/katmanlar her seferinde farklılık gösterecek ve içerisinde bir çok konuya ait referanslar bulunduracaktır. Biçimsel bir mekan okuma yöntemi olan “mekan dizim” in “toplumsallık” ile kurduğunu iddia ettiği ilişki “mekanı toplumsallığı, toplumu da mekansallığı üzerinden açıkladığı” vurgusuyla savunduğu bütünsellik iddiasının karşılığını, genelde boş bırakır.Mekan dizim yöntemi, topluluğu oluşturan bireylerin topluca ve aynı kanıda hareket ettiğini düşünürcesine genel yargılarda bulunur. Oysaki; bir yerin seyrek ya da sık kullanılmasına yöntemlerin açıklama getirmesiyle beraber; oranın neden ıssız ya da kalabalık olduğu konusunun kullanıcılar tarafından nasıl görüldüğünü, kabul edildiğini araştırmak, toplumsal kodları incelemek ve öznel bir mekansal bellek okumasını yapmak gerekir.Fakat Mamak’taki alanlarda; öznele inilmeden yapılan ve birbirini izleyen devlet müdahalelerinin farklı kotlardaki etkisi ile gelişme mantığı, farklı bir mekansallık dizimini ortaya koyuyor. Sorun, mekan dizimin “toplumsal” olanı mekanla birlikte analiz ettiğini iddia ettiği halde, çok genel yargılardan öteye geçememesidir; deneyimsel olana, zihinsel olana, pratik edilene ulaşamamasıdır. “Mekanın toplumsal mantığı”nın anlaşılması için, hareketlerin yönünden ve yoğunluğundan çok, hareketlerin nedenlerine bakılmalıdır.Bireylerin ihtiyaç doğrultusunda yarattıkları ve süreçlere bağlı olarak yamadıkları bu anı-mekanlar bir araya geldiğinde kent belleğini oluşturan parçalara dönüşecektir. Kent belleği nedir, nasıl oluşur sorusuna cevap aramaya parçalardan başlamak adına anı mekanların/gecekonduların hikayelerini, mekanın ve kullanıcısının anılarını çözümlemeye başlayarak cevaplamaya çalışmayı öneriyoruz.
Atölye Yürütücüleri:
Merve Yıldırım
Elif Sidar Ökdemir
Yusuf Bulut

TAKTİKSEL ŞEHİRCİLİK ATÖLYESİ (Ani Atölye)

Son yıllarda dünyanın çeşitli kentlerinde Taktiksel Planlama Yaklaşımları, kentlerde yaşayan birey ve toplulukların, daha kaliteli ve sağlıklı yaşam biçimlerini destekleyecek mekanların planlanmasına yönelik eylemleri bizzat kendilerinin gerçekleştirdiği bir akım olarak tartışılmaktadır. Sıradan insanın, gündelik yaşamında karşılaştığı sınırlama ve eksikliklere karşı ürettiği eylemler ve taktikler; bir mekanda, meydanda, sokakta, terk edilmiş bir yapıda, bir apartman balkonunda, bir parkta, bir otoparkta, bir su kıyısında, bir duvarda karşımıza çıkabilmektedir. Atölyenin amacı, kentsel ve mekânsal bağlamda gelişimi ve dönüşümü destekleyen taktiksel şehircilik yaklaşımlarının Ankara kenti üzerinden düşünülmesi ve üretilmesidir. Atölye çalışmasının birinci bölümünde; yürütücü Gizem Saka’nın, taktiksel şehircilik kavramına dair hazırladığı sunum izlenecek ve konu hakkında tartışılacaktır. Ardından düzenlenecek alan gezisinde tespitler yapılacak ve fotoğraflar çekilecektir. Atölye çalışmasının ikinci bölümünde katılımcılardan; alana dair tespit edilen eksiklik ve problemlere yönelik ürettikleri taktikleri ve müdahale önerilerini, dijital ortamda gerçekleştirecekleri bir kolaj çalışmasıyla ifade etmeleri beklenmektedir. (Atölyenin ikinci bölümü için katılımcılardan, gerek duyacakları programların yüklü olduğu bir dizüstü bilgisayar getirmeleri istenmektedir.)
Atölye Yürütücüsü: Gizem SAKA
Birinci Bölüm:31 Ocak 2017 saat:10.00-13.00
İkinci Bölüm: 3 Şubat 2017 saat:10.00-13.00

CURCUNA 

Atölye, aynı zemin(büyük beyaz bir kağıt) üstünde katılımcıları bir araya getirerek kolektif bir çalışma yaptırmayı amaçlamaktadır. Katılımcılar, kendilerine verilen imajları ve boyaları kullanarak kolaj tekniği ile bir ‘kent düşlemesi’ yaratacaklardır. Hem süreç hem de ürün, kent üstünden atölye sonunda tartışılacaktır.
Atölye Yürütücüsü: Asi Keçi

HOMO URBANICUS| ACİL DURUM KUTUSU 

“Fluxus, bir sanat grubu olarak, 1960’ların genel dünya konjonktürünün etkilerini üzerinde taşırken; 1950’ler ve 1960’ların sanat ortamında “dominant” konumda olan bazı sanat akımlarına karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu çıkış, aynı zamanda sanatta “yeni bir dil” arayışı olarak değerlendirilmektedir. Fluxus sanatçıları içerisinde “sanat karşıtı” (anti-art) bir düşünce benimsenmiş ve “ortamlararasılık” (intermediality) yöntemi ile geleneksel sanat formlarını oluşturan ve kategorize eden sınırların ötesine geçmek, bu sınırları flulaştırmak arzulanmıştır. Bu arzu, tarihsel süreç sonunda, oluşum ve gelişim süreçlerinin ardından farklı bir kavramsallığa ulaşmış; müzeleşmekten ve sanat tarihinde akademik yapı içerisinde konu edinilmekten imtina ile kaçınan Fluxus hareketi, sanat tarihi araştırmalarının kapsamına girmiştir.”
Fırat Arapoğlu

Homo Urbanicus Acil Durum Kutusu “Fluxus Box” atölyesi iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcılar “Fluxus” akımı üzerine atölye yöneticilerinin hazırladığı sunumu izler ve konu hakkında tartışırlar. İkinci bölümde ise katılımcılar “Homo Urbanicus Acil Durum Kutusu” temalı birer fluxus kutusu tasarlarlar. Bu kutu kentsel yaşamın özlemleri ve paradoksları ile baş edebilmek için bir acil durum kitidir. Bu bölüme katılmadan önce katılımcıların atölyeye gelirken yanlarında bir adet kutu ( ahşap, teneke, karton, vb. farklı malzemelrden olabilir ) ile “kalabalık bir kente düşseler yanlarına alacakları 3 şey” ( kutularına yerleştirebilecekleri boyutlarda ) getirmeleri istenmektedir.
Atölye Yürütücüsü: Asi Keçi

KENT NASIL DÖNÜŞÜR VE ARDINDA NE BIRAKIR? 

60’lı 70’li yıllarda sessiz sedasız bir gecede “pıt ” diye bitiveren konutların yerini şimdilerde “güm” diye düşüveren devasa binalar almakta Ankara’nın Şentepe’sinde. Kent Nasıl Dönüşür ve Ardında Ne Bırakır Atölyesi iki bölümden oluşmaktadır. Atölyenin fotoğraf okuma bölümünde üç yıllık bir çalışmanın ürünü olan ve Ankara Şentepe bölgesindeki kentsel dönüşümü belgeleyen fotoğraflar incelenecek ve tartışılacaktır. İkinci bölümde ise bu fotoğraflar üzerine hikayeler yazılacaktır.
Atölye Yürütücüsü: Asi Keçi

KENT HAFIZASI VE MİMARLIĞIN BİLGİ TEKNOLOJİLERİYLE İLİŞKİSİ 

Atölye, iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, konu ile alakalı olarak yapılmış farklı çalışmalar ele alınacak ve internet teknolojilerinin gerek toplumsal gerekse mimari bellek açısından sağladığı olanaklar incelenecektir. İkinci bölümde, katılımcıların yaşadıkları yada bağ kurdukları mekanlara ve binalara ait bilgiler ele alınıp derlenecektir. Bu derleme sonucunda, internet üzerinden herkes için erişime açık olacak atölye blogu tasarlanacaktır. Katılımcıların; yaşadıkları yada bağ kurdukları mekanlar ile binalara istinaden, dijital formatta, yazılı bilgi ve/veya fotoğraf getirmeleri gerekmektedir.
Atölye Yürütücüsü: Asi Keçi

YENİ BİR KENT KURGUSU OLARAK ÇÖPÜN İŞLEVİ VE ESTETİĞİ

Börtüböcek Tasarım Atölyesi 

Börtücene.

İki bölümden oluşan atölyenin amacı: kent yaşamı içerisinde geri dönüşüm ekonomisinin yaratıcı, üretken ve ekolojik bir uygulama olarak nasıl değerlendirilebileceğini deneyimlemektir. Birinci bölümde sıradışı, ekolojik, sürreal ve fütüristik mimari örnekleri, Jaqoes Couelle, Gaudi, Le Corbusier, Frank Lloyd Wright ve hatta Dali gibi isimler özelinde incelenip tartışılacaktır. İkinci bölümde ise katılımcılar yaşadıkları ya da sık kullandıkları, tanıdıkları bir mekanı, örneğin yaşadıkları bina, okul, alış veriş merkezi, park, kütüphane, kitapçı, restoran, müze, tiyatro, opera ya da sinema binası gibi bir binayı olduğu şekliyle değil, olması gerektiği ve olmasını hayal ettikleri şekliyle önce kağıt üzerinde tasarlayacaklardır. Tasarım sürecini tamamlayan katılımcılar atık malzemeleri kullanarak binanın bir maketini çevre tasarımıyla birlikte oluştururlar. Son aşamada tüm katılımcılar tasarımlarını bitirdiğinde, bu yapılar bir araya getirilerek geleceğe dönük yaratıcı ve fütüristik bir kent tasarımı ortaya çıkması planlanmaktadır.
Atölyeye katılımcılarının atölyeye gelirken yanlarında her türlü atık malzeme; plastik, karton, kağıt,metal, ahşap atıklar, oyuncaklar, kumaş parçaları, ambalaj ve paket kağıtları, plastik ve metal kapaklar,maket artıkları, kullanılmayan mutfak aletleri, düğmeler, gözlükler, yün ve iplikler, deniz kabukları,kozalaklar vs. getirmeleri beklenmektedir.
Atölye Yürütücüsü: Asi Keçi

GÜM-bet

Cumhuriyetin kuruluṣu ve onu takip eden Ankara’nın inṣaṣı, mimarlık kültürüne son derece zengin anıtsal Modern örnekler birakmıṣtır. Bu miras, yabancı ve yerel mimarların eliyle, Ankara’nın kimliğini ṣekilendirmiṣtir. Bu ustaların arasında: Clemens Holzmeister, Ernst Egli,Seyfi Arkan, Emin Onat, Orhan Arda, Behruz Çinici gibi Türkiye’nin mimarı tarihinde iz bırakan isimler sayabiliriz. Maalesef, günümüzde bu zengin Modern örneklerin çoğu yıkım tehtidi altındadır. TBMM camii, İller Bankası gibi bazı kilit yapılar, inṣaat sektörü ve ona bağlı kırılgan ekonomimizi ayakta tutmak için veya bazı ‘’Osmanlı-Sucuklu’’ fantezilerine yer vermek için yok sayılmaya hazır.

Modern mimarlığa GÜM-bet

Önerdiğimiz atölye esnasında, Ankara’nın anıtsal karakterli mimari örneklerinden çıkarak,öğrencilerin bir Kümbet (veya ‘’Güm-bet’’) tasarlamarı beklenecek.Bu tasarım süreci, tarihi merkezi planlı anıtsal yapıların ṣemalarının incelenmesine dayanarak, Ankara’yı inṣaa eden Modern mimarlık ustalarının strüktür ṣemalarının bir yorumu olarak belirlenmektedir. Her proje, bir ustanın eserlerini veya bir eserini derleyen bir Modern mimarlığa Anıt Mezar olarak düṣünülmelidir. Yani bir Osmalı-Sucuklu Modernist kümbet. Final sunumlar 60cmX60cmX80cm lik bir hacime oturan XPS’den anıtsal maketler olacaktır.
Atölye Yürütücüsü: Sinan Logie

KENTSEL BULMACA 

Amaç; Mahallerimizde çok eksik olan park, açık alan, eğitim, sağlık ve ibadet gibi sosyal donatı alanlarını minimum müdahale ile artırmak.
Beklenti; 1km x1km lik yani 100 ha lık çerçeve içinde kamusal alan yaratma kapasitesinin test edilerek kamusal alan planı ve yapıların yeniden dağılımı planı hazırlanması.
Hedef Kitle; Üniversiteler, belediyeler, planlama ve tasarım ofisleri ile mahalleliler
Yöntem; Katılımcılar, maket üzerinde 30 dakika fikir tartışması yaparak kamusal alan yaratma senaryoları geliştirecekler, daha sonra seçtikleri örnek mahalle için kamusal alan dağılım şemaları üretecekler.
Çalışma grupları en fazla 5 kişiden oluşacak. Gruplar daha sonra diğer gruplara sunum yapacaklardır.
Program Yürütücüleri
A.Faruk GÖKSU; Şehir Plancısı
Ömer SARI; Şehir Plancısı
Sunay PAŞAOĞLU; Mimar

MNEMONIC LOCUS 

Atölye; Ankara ile ilişkilenen edebiyat, sinema ve çeşitli medya ürünleri üzerinden kent belleğine dair okumalar yaparak katılımcıların özgün kent imgelerini oluşturmalarını ve bir araya getirmelerini amaçlar. Ankara, “başkent” oluşuyla herkesin belleğinde çeşitli olgularla var olagelmiştir. Kullanılacak ana kaynaklar olan edebiyat ve sinema ise zamana tanıklık eden, geçmiş ile günümüz arasında köprüler kurarak kente dair çeşitli fragmanlar sunan ve toplumsal hafıza ile hesaplaşmanın bir parçası olarak bireye yeni bakış açıları kazandıran iletişim araçlarıdır. Bireyin fiziksel olarak deneyimlemediği “geçmiş”in uzantıları olarak edebiyat ve sinema, kişide geçmişe dair bir izlenim oluşmasını sağlar.
UMÖB 16buçuk süresince, film ve metinlerden edineceğimiz izlenimler ve “deneyimler” ile kolektif bir Ankara kent belleği inşa etmek amaçlanmaktadır. Atölye üretim süreci, katılımcıların kendi belleklerindeki Ankara imgesini ifade etmeleri ile başlayacak ve seçilen film ve metinlerin incelenmesi ile devam edecektir. Ankara ile ilgili var olan bellekler ile incelediğimiz eserler yoluyla oluşturduğumuz “protez bellek”ler bir araya getirilerek kolektif bir Ankara belleği inşa edilecektir. Şehri temsil eden kolektif hafızanın locus’u olarak süreci ve sonucu, geçmişi ve bugünü, sinema, edebiyat ve mimarlığı bir arada bulunduran çok katmanlı bir Ankara yorumu oluşturacaktır.
İnşa edilen bellek; taşınabilir iskele sistemi kullanılarak kurulacak, total bir mekan olarak sergide deneyimlenecektir.
Atölye Yürütücüleri:
Merve Bıyık
Emre Günel
Hülya Yavaş

SANDIK 

“…Bu seçimde en önemli görev sizin olacak. Sandıklarda oylar sayılırken çok dikkatli olun. Yazısı sonradan uçan Çin malı kalemlere dikkat edin…” MG

Temsili demokrasinin ana imgesi olan “sandık” üzerinden provakatif ve bir o kadar kara mizah içeren bir süreç atölyenin omurgasını oluşturur. Kent üzerine toplanacak video, eskiz, fotoğraf ve türlü materyallerden derlenecek olan veri seti ve tartışmaları üzerinden söylemlerin ve vaatlerin türeyeceği, nesnel anlamda prototiplerin ve söylemlerin mekansal karşılıklarının üretilip “sandıkta görüşme” usülü değerlendirileceği matrak bir süreçtir. Sandık sürecinin kendisinin de ayrıca tartışmaya açılıp farklı “demokratik” denemelere girişilecek olan süreç esnasında mekanlara ansızın kurulan kurmaca mitingler diğer atölyelere de üstü kapalı sataşır. Absürt olanı mantık çerçevesine sokan abese irca tiplemeler ve nesnel üretimlerin yanı sıra performatif sahne çalışmaları beklentiler arasındadır. Oylar bakımından tabanına güvenen mizah dolu siyasetçiler atölyenin ilgi alanındadır.
Atölye Yürütücüleri:
Elif Gökçen Tepekaya
Sunay Paşaoğlu

ÜÇ NOKTA 

Atölye zihinlerde herkese; söylenenin, gösterilenin üzerine derinleşebilmek adına kişisel bir alan açan üç noktanın potansiyelini çıkış noktası olarak alır.  Ankara ile ilgili her türlü imaj, metin ve ses üzerinden kente dair olana odaklanmaya, görüntüleri ‘nasıl gördüğümüzü’ ve belki de onlardan ‘ne beklediğimizi’ deneyimleme ihtimaline kapısını açar. İlk aşamasına, belirlenen üç noktalık rotasında kısa bir geziyle başlayacak olan atölye, bu deneyim ile ikinci aşamasına görünen/gösterilen ile yaşanan arasında tanımsız bir boşluk bırakmadan geçip, görüntüler ve deneyimler ile bir çıktı oluşturmak üzerine kuruludur. Şehrin farklı katmanlarından seçilen üç noktayı birbirine bağlayacak olan yürüyüş Ankara’ya bir de içerden bakma çabası ve kenti oluşturan imgeleri yaşayarak görme deneyimi sunma amacıyla düzenlenecektir.
Süreç içinde, görüntülerle oluşan kent imajını yakıp/yıkıp/yırtıp, kentin içinde gezindikten sonra yeniden kurgulamayı deneyimlemek hedeflenmektedir. Bu amaçla katılımcılardan, atölyeye gelmeden önce
– Atölyenin ilk günkü işleyişi için internetten toplayacakları Ankara imajlarını 10*15 boyutlarında basmaları (en az 5 en fazla 10 imaj, renkli kırtasiye çıktısı olabilir)
– Hazır imajların yanı sıra kendi imajlarını üretime dahil etmek isteyenler için, gezi sırasında ve serbest zamanlarda kullanmak üzere yanlarında bir araç (fotoğraf makinesi, ses kayıt cihazı vb.) getirmeleri,
– Diğer günlerde araştırma ve üretimi devam ettirebilmek için mümkünse bilgisayarlarını yanlarında getirmeleri beklenmektedir.
– İçinde Ankara geçen şarkıların olduğu müzik listeleri, kitaplar, gazete haberleri, filmler ve atölye sürecini zenginleştirecek diğer her şey mutlulukla karşılanacaktır.
Atölye yürütücüleri:  Yalım Ardıç, Naile Kaş, Ezgi Onur, Selen Tuğrul

O ZAMAN MEKAN (Ani Atölye)

Atölye Yürütücüsü: Ece Yoltay

Advertisements